Gülevi – Safranbolu Külliyesi – Hacımemişler Konağı Restorasyonu

Proje kapsamında 5’i süit olan 16 oda, kafe – bar, restoran, okuma odası, oyun odası ve 60 kişilik bir konser / seminer salonu bulunuyor. Şu anda külliyede bulunan Hacımemişler Konağının (HK) restorasyonu tamamlandı ve yaklaşık 3 ay önce işletmeye alındı. Bu yazıda özellikle HK restorasyonunda karşılaştığımız sorunları ve çözümlerini tartışmak istiyoruz. HK’nın restorasyon, dekorasyon ve donanım süresi yaklaşık 12 ay sürdü. HK aslında Safranbolu’nun turizm amacıyla on iki yıl önce restorasyon görmüş ilk konağıydı.
Safranbolu’da bulunan 1200 kadar tescilli tarihi yapının yaklaşık 800 kadarı konuttur ve bunların yaklaşık yüzde onu restorasyon görmüş ve hemen tamamı turizm amaçlı kullanılmaktadır. Turizm ve koruma oldum olası çelişen iki alan olarak görülmektedir. Korumacılar, tarihi yapıya yeni bir işlev verilmesini baştan bir zorunluluk olarak görmekle birlikte, yapıların gerek mekân organizasyonuna, gerek yapı ve taşıyıcı sistemine, gerekse yılların birikimi olan patinaya en düşük düzeyde müdahale edilmesini isterler.

HK yaklaşık 300 metrekare kapalı alana sahip zemin katı moloz taş, üst katları kerpiç dolgulu ahşap iskelet sistemi ile taşıtılan üç katlı bir yapıdır. Safranbolu’da geçmişte “Şehir” şimdilerde “Eski Çarşı” olarak isimlendirilen tarihi kent merkezinde bulunmaktadır. HK adı üzerinde Hacımemişler Sülalelerinin Safranbolu’da bulunan çok sayıdaki evlerinden biridir. Araştırmalarımızda Hacımemişler Ailesinin manifaturacılık yaptığını ve İstanbul’la düzenli bağlantı içinde olduğunu, yalnızca manifatura getirmediğini aynı zamanda bölgeden topladığı tiftiği de İstanbul’a sattığını biliyoruz.

Safranbolulular 50’li yıllarda Karabük Demir Çelik Fabrikalarının ve gelişen ulaşım ağının getirdiği etkilere direnmemişler ve genellikle Şehir’de bulunan konaklarını fabrikanın yarattığı çekimle Safranbolu’ya inen köylülerine satmışlar ve şehri terk etmişlerdir. HK da bundan nasibini almış ve Hacımemişler Ailesinin mülkiyetinden çıkmıştır. Ancak, araştırmalarımızda konağı yaklaşık 40 yıl boyunca konut amaçlı kullanan ailenin yapıyı hiç bozmamış ve 90lı yılların başına çok iyi bir durumda getirmiş olduğunu gördük. Buna karşın 90lı yılların başında turizm işine ilk giren ailelerden biri tarafından satın alınmış ve HK, adeta Safranbolu’da turizm ve koruma deneyimini iyi bir örnek teşkil edecek şekilde yaşamıştır. Bu arada HK 1992 yılında Kültür Bakanlığı‘nın cephe ve çatı sağlamlaştırma projesi kapsamında bir onarın görmüştür. Yaklaşık 12 yıl sonra gerçekleştirdiğimiz ikinci restorasyonda gerek çatıda gerekse cephelerde önemli sorunlar yaşamamış olmamız, yapılan işin belli bir niteliğin üstünde olduğunu göstermektedir. İlk restorasyon projesinde Safranbolu’da hala etkin olan yaklaşımla yatak odası olmayan 2 mekân, ek yatak odaları olarak planlanmış ve toplamda ulaşılan 7 yatak odasının tamamına banyo ve tuvalet yerleştirilmiştir. İkinci restorasyon sırasında sonradan yatak odası haline getirilmiş biri orta sofa olan 2 mekân özgün haline döndürülmüş bulunmaktadır.

HK yaklaşık 12 yıl sonra yeniden restore edilirken tüm ıslak hacimlerin çürüdüğünü gördük. Islak hacimlerde her zaman banyo tuvalet grupları, özgün ahşap döşeme üzerine dökülen bir betonarme döşeme ve duvarlara kaplanan fayanslarla çözüle gelmektedir. Ahşap iskelet taşıyıcılarla oluşan Safranbolu Evi sürekli hareket halindedir.

HK restorasyonundaki diğer bir sorun ise zemin katlarda yer alan ortak kullanım mekânlardan kaynaklanmaktaydı. Bu sorun kanımızca turizm amaçlı olarak kullanılan tüm Safranbolu Evleri‘nin ortak sorunudur. Hemen hemen tüm işletmeciler, daha büyük ve aydınlık ortak kullanım mekânları istemektedir. Buna karşın kalın taş duvarlarla belirlenen zemin katlar ise işlevleri farklı (at ahırı, mal ahırı, hazine, vb) çeşitli mekânlara bölünmüştür. HK’da zemin katta ilk restorasyon projesinde yer almamakla birlikte hayatla, at ahırını ayıran duvarın delinerek gelişigüzel bir kemerle birleştirildiğini, at ahırının dış cephesine iki yeni pencere açıldığını ve yangın geciktirme amacıyla hazine içine yapılmış bulunan tonozun alan kazanmak için tümüyle yıkılmış olduğunu gördük.

Yine yukarıda belirttiğimiz şekilde Safranbolu’da restorasyona bulaşan hemen hemen tüm kişi ve kuruluşlar yeni yapılara öykünmektedirler. Bu tercih, en başta yapıların alçı ile sıvanması, yeni dış cephe boyaları ile boyanması, ahşap elemanların verniklenmesi şeklinde kendini göstermektedir. Gerçekte vernik üreticileri bile en iyi verniğin dış cephelerde ömrünün altı ila on iki ay olduğunu bildirmelerine karşın, Safranbolu’da birçok yapı adeta rekonstrüksiyon yapılmışçasına, bütün patinası kazınarak yenilenmektedir.

Restorasyon sonrası bahçe cephesiHK restorasyonunda, herhangi bir ahşap eleman ciddi oranda kesit kaybetmedikçe yenisi ile değiştirilmedi; çok iyi bir şekilde emprenye edilerek korundu. Yapının bozulmamış kerpiç dolgusu olduğu gibi korundu. Sıva konusunda yaklaşımımız ise yapıdan alınan perdah örneklerinin malzeme analizlerinden sonra bulunan özelliklerine göre yeniden üretilmesi ve uygulanması şeklinde olmuştur. Kireç ve kumdan oluşan perdah, organik elyafla ve bezirle takviye edilmişti. Bu arada kullanılan kumun çay kumu değil, sel yataklarında oluşan halk arasında “eşek kumu
Yazıyı yaşadığımız bir olayı aktararak adeta bir anekdotla bitirelim. Komşulardan biri arkadaşına bizim yaptıklarımızı anlatırken “ Konağı bir yıldır tamir ediyorlar, ama hala eski” demiş. Bu bizim doğru yolda olduğumuzun en büyük kanıtı. …
İbrahim Canbulat – Aralık 2006
2-ALTUNİZADE CAMİİ RESTORASYONU

Altunizade Camii
Altunizade Camisi, yapıda bulunan iki kitabeye göre Abdülmecid ve Abdülaziz dönemlerinde önemli görevler alan devlet adamı İsmail Zühtü Paşa (1806-1887) tarafından 1865 yılında yaptırılmıştır.
Külliye Cami, hamam, sübyan mektebi, muvakkithane, dükkanlar, fırın, imam ve müzezzin meşrutaları ve çeşmeden oluşmaktadır.
Cami dışında kalan yapıların bir bölümü çok harap durumda günümüze ulaşmış, bazıları da ortadan kalkmıştır.
İsmail Zühtü Paşa köşkü bu yapıların yakınında , imam ve müezzin meşrutalarının karşısında bulunmaktadır.
Altunizade Camisi’nin rölöve ve restitüsyon projeleri.









Alıntı: http://www.renovanews.com/arama.asp?islem=detay&tn=%20proje%20&id=41
konyadan serdar restarosyon cok güzel bişey çok seviyorum konya bölgesinde 6 tane restarosyon yaptığım eser var boya sökümü ahsap üzerinde ve verniklenmesi tas acma temizleme kalem işciliği yapmaktayım çok güzel olmus işleriniz elinizw sağlık